British Museum Londra

 
İngiltere'nin göz bebeklerinden bir tanesi olan geçmiş zamanları günümüze getiren çeşitli sayılarda ki objelerin, yapıtların ve tarihi kalıntıların sergilediği özel bir müze olarak bilinmektedir. Roma Mısır Ve Yunan kültürüne ait eserlerin bulunmasının yanı sıra İngiltere'nin en büyük müzesi olma ünvanına sahiptir. Günümüzde Great Russel Street adlı sokakta halka ve turistlere ücretsiz olarak sunulmaktadır. 
 
British Müzesinde eser sayılarının fazla olmasının yanı sıra daha rahat şekilde sergilenmesi ve korunmasını sağlanmak için zaman içerisinde çeşitli bölümlere ayrılmıştır.
 

british museum

 

Müzenin Tarihçesi

 
Günümüzde yaklaşık olarak 7 milyon nesneyi himayesinde bulunduran British Müzesinin halka açılış tarih 15 Ocak 1759 olarak kayıtlarda yer almaktadır. 
Dünya çapında üne sahip müzenin yaratılmasında en etkili durumlardan bir tanesi İngiliz halkından soylular tabakasında olan aristokrat natüralist, koleksiyoncu ve doktor gibi ünvanlara sahip Sir Hans Slome'un(1660- 1753) ölümü olmuştur. Onun ölümü ile yeni bir süreç başlamıştır. Yaşadığı süre içerisinde kendisinin sahip olduğu yaklaşık olarak 69,352 parçalık bir sanat koleksiyonu devlete miras olarak kalmıştır. Bu rakamın fazla olması devlet adamlarını bir müze oluşturmaları için teşvik etmiştir.
 
Edward ve Robert Harley adındaki Oxford kontlarına ait el yazması kütüphanesi ile Sir Robert Bruce Cotton'ın (1571- 1631) bağışladığı el yazmaları, sikkeler ve antikalarda bu koleksiyona katılarak genişletilmiştir. Zamanın kralı olan II. George'nin kütüphanesinin 1757 yılında hediye etmesinin ardından iki sene sonra Bloomsbury'deki Montagu House'da tasarımını Sir Robert Smirke'nin yaptığı müze halka açıldı. 
 
Müzenin yer aldığı bina Montagu House 1675'de soylu sınıfından Robert Hooke tarafından yaptırılmıştır. Müzenin sahip olduğu eserlerin çoğu hediye, miras, , satın alma yoluyla elde edilmesinin yanında kaçırılma yolu ile de oldukça çok sayıda esere sahip olunmuştur.
 
Yıllar geçtikçe eser sayısını çoğaltan müze 1772 yılına gelindiğinde İtalya tarafından gönderilen Antik Yunan vazo parçalarının gelişiyle büyümesiyle 1874 sonlarında binaya sığılamadığı fark edilir ve yeni arayışlar içerisine girilmiştir. İngiliz hükümetinden Sir Robert Smirke ana binaya eklemeler yapmıştır.
 
Dönemimize en yakın tarihte yapılan değişiklik olarak 1993'de planlanan Kraliçe 'Elizabeth II Great Court'' adı verilen Norman Foster ve ortakları tarafından yapılan 8000 metre karelik cam çatıya sahip kısmın 2000 yılında açılmasıdır. Üstlendiği görev; çok sayıdaki sergi galerilerini yeni düzenlemeler ile birbirlerine bağlayarak iç düzeni sağlamaktır. Burası aynı zamanda British Müzesi merkezinde yer alan okuma odalarını örtmektedir. Mimari açıdan Louvre Müzesi'nde yer alan piramide benzetilmektedir.

 

Müzenin Bölümleri

 
british müzesiBirçok çeşitli eserin düzenli bir şekilde sergilenmesi için müzede farklı bölümler inşa edilmiştir. Eskiçağ yapıtları bölümü, sikkeler ve madalyalar bölümü, baskılar ve çizimler bölümü ve insanlık müzesi adı altında sergilenen etnografi bölümü olmak üzere toplam dört bölümden oluşmaktadır.
 
Asur kalıntılarından olduğu bilinen dev boyutlardaki insan başlı kanatlı aslan figürlere sahip binadan, içeriye girildiğinde giriş katta Kral II.George'nin sayesinde yaptırılan kitaplık bizi karşılamaktadır.İlerleyen zamanlarda  getirilen yeni düzenlemelere göre burası ayrı bir binaya taşınarak "Round Reading Room'  ismini almıştır.
 
Eskiçağ yapıtları bölümü denince aklımıza Mısır, Batı Asya, Eski Yunan ve Antik Roma, tarih öncesi İngiltere, Ortaçağ ve Doğu yapıtlarından oluşan koleksiyonları gelmektedir. Bu bölümde farklı medeniyetlere ait sayısız eser ile geçmişe yolculuk yaparak dönemin havasını koklamak mümkün. Sikkeler ve madalyalar bölümünde adından da anlaşılacağı üzere sahip olunan ve kazanılan eski madeni paralar sergilenmektedir. Çeşitli boyutlardaki şekillerdeki paralar incelenip günümüz koşulları ile kıyaslama yapılarak değişime tanıklık edilebilmektedir. 
Müzenin Kuzey kısmı etnografya ve Asya galerine ayrılmaktadır. Burada Mısır'a özgü diyebileceğimiz tarih içerisinde mumyalanmış insanlar bulunmaktadır. Müzenin Doğu kısmına gelindiğinde Ortaçağ, İngiliz ve Rönesans eserleri görülmektedir. 
 
İkinci katta Sloane Koleksiyonuna ayrılmaktadır. Türkiye'ye ait eserleri görmek için ''Antique Turkey" kısmı ziyaret edilmelidir. Ülkemizde de görebileceğimiz İznik çinilerinden el işlemelerine kadar birçok eser burada da sergilenerek farklı kültürlere tanıtılmaktadır.
 
Zaman içerisinde yeni kanatlar eklenerek kuzey batı ve doğu yönlerine doğru büyütülmüştür. Bu sayede elde edilen tarihi eserler rahatlıkla sergilenebilecektir. Sir John Burnet'in mimarlığını üstlendiği binanın kuzey yönü Kral VII. Edward Galerileri" olarak adlandırılmıştır. 
19. yüzyıl ortalarına gelindiğinde antika koleksiyonun zenginliği ile düzenlemelere gidilmiştir. 1993'ten itibaren teknolojiyle donatılan müze, günümüz tarihine yaklaştıkça (1997- 2000) sahip olduğu 28 galerisi onarılmıştır.
Müzenin yönetimi küratör adında sanatsal ve teknolojik donanıma sahip kişilerden oluşmaktadır. British Müzesinin en faydalı ve insanlarla birebir iletişimde bulunduğu bölüm eğitim bölümüdür. British kitaplığının yönetimde olan bölüm okulların müze programlarını organize etmek, sanat eğitimi vermek adına bilgilendirici konferanslar düzenlemek, seminerler, açık oturumlar düzenlemek gibi sosyal sorumluluk görevlerini üstlenmektedir. Küratör bölümü ise başka müzelerle iş birliği sağlayarak çeşitli sergilere imza atmaktadır.

 

Müzede Yer Alan Eserlerden Bazıları

 
Saymakla bitiremeyeceğimiz eserlere sahip müze içerisinde;
 Dünya harikalarında sayılan Bodrum Halikarnas Mozolesini, Nemrut Heykellerini, Atina'dan Londra'ya Lord Thomas Bruce Elgin tarafından götürülen Elgin(Parthenon) Mermerlerinin yanı sıra iki metre yüksekliğinde 50 cm genişliğindeki heybetli bir görünüme sahip Asur Kara Dikilitaşını, Orta Doğu galerisi içerisinde sergilenen Rosette Taşını, en çok ilgi gören bölümlerden olan etnografi galerisindeki mumyaları, Ortaçağ dönemine ait 78 parçalık Lewis Satranç figürlerini Ain Sakhri'yi ve saymakla bitiremeyeceğimiz birçok eseri görebiliriz.

 

British Libary  

 
1977 yılında Sir Colin St John Wilson tarafından yaptırılan mimari müzenin dışında camdan dev bir tavana sahip olarak konumlanmaktadır. Farklı ülkelere ait çeşitli dillerde içerikler bulunan kütüphanede aynı zamanda okuma odaları bulunmaktadır. Dünyanın en büyük kütüphanesi olmasında diğer kütüphanelerden getirilen basılı kitapların el yazması koleksiyonlarının etkisi oldukça fazladır. 10 yıl içerisinde yapımı süren mimariyi müzenin baş kütüphanecisi Sir Anthony Panizzi tasarlamıştır.